22 Temmuz 2015 Çarşamba

ALAMKOOH-4848 mt-TIRMANIŞI-İRAN


Trek Beşbin Dağ Ekibi olarak 2015 yılının Temmuz ayında 2. hedefimiz 4848 mt ile İran'ın 2. yüksek dağı olan Alamkooh'a tırmanmak  idi.

Hazırlıklarımız 2-3 ay öncesinden ilk önce uçak biletlerimiz alınarak başladı. Daha sonra tırmanışın işleyişi ve dağın bize izin verme sürecine göre geriye kalan zamanımızda ne yapabilir diyerek bir taslak oluşturduk. 4 günlük bu program oluşurken eski dostumuz Mahmut Ergenç ile bol bol fikir teatisi yaptık. Tırmanıştaki katkılarını saymakla bitiremem ve sanırım Mahmut'un hakkını da ödeyemeyiz. Kendisine ve İranlı dostumuz Abbas Ranjbari'ye sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

İstanbul'dan yola çıkan ekip; Ayhan Kılıç, Barış Tuncaboylu, Neslihan Parmaksız, İbrahim Obalı, Mustafa Abacı, Kemal Kaplan, Yeliz Yıldız, Mete Güneş, Sinan Sezgin, Engin Fikir, Hasan Babacan, Reyhan Başaran ve ben Şenay Kılıç'tan oluşuyor.

15 TEMMUZ 2015 ÇARŞAMBA:

Akşam saatlerinde İstanbul'dan 3 farklı uçuşla Tahran'a doğru yola çıkıyoruz. Hepimiz ayrı ayrı heyecanlıyız.

16 TEMMUZ PERŞEMBE:

Sabah saatlerinde teker teker tüm ekibin uçağı Tahran'a indiğinde bizi Mahmut  ve Abbas karşılıyorlar.  Ekibe Mahmut ve Abbas haricinde Abbas'ın eşi Nesrin ve dağcı Hacı da eklenince sayımız 18 oluyor.Toplanıp, havaalanından ayrılmamız saat 05:30 u buluyor. Doğruca İran'ın Tahran'la Hazar Denizi arasında kalan Mazenderan Bölgesi'ne doğru yola çıkıyoruz. 

Fakat bugünün Perşembe olması ve bayram tatilinin Perşembe-Cuma ile birleşmesi İran'daki yolların araba seline dönmesine sebep oluyor. Tahranlıların bir kısmı Hazar Denizi sayfiyesine giderken bir kısmı da dağlara daha serin yerlere doğru akın akın yola çıkıyor.

İzlediğimiz yol Hazar Denizi'nin dibinde olan Chalos kentine giden araba yolu idi. Amacımız o yolu takiben havaalanından itibaren önce 210 km tutan Kelardeşt Kasabasına sonra da 3 km uzaklıktaki Roodbarak Köyü'ne ulaşmaktı.

Yola çıkışımızdan 3  saat sonra saat 08:30 civarı yol üstü bir yerde kahvaltı molası veriyoruz. Gece pek uyuyamayan ekip elemanları kahvaltı gelene kadar masaların üstüne serilmişlerdi bile.
GECE YORGUNLARI
Hemen hızlıca bir kahvaltı servisiyle aç karınlar bir nebze doydu ve yüzler gülmeye başladı.
SİNAN-METE-BARIŞ VE ATA
MAHMUT-HACI-NESRİN-KEMAL-MUSTAFA AĞBİ-HASAN
İBRAHİM-AYHAN-YELİZ-NESLİHAN-REYHAN

Kahvaltı sonrası yola yoğun trafik eşliğinde devam ediyoruz. Yol dağlık ve kayalık bir güzergahta ilerliyor. Sanki İndus Nehri yatağı dibinde Pakistan'ı Khunjerab geçidiyle Çin'e bağlayan ünlü Karakorum Highway'i geçiyoruz yer yer. Bir ara bir kanyonun yanından ilerliyoruz. Sisler içinde uzaklardan Taht-ı Süleyman bize el sallıyor. Arabayı deli gibi kullanan şoförümüzle bu yolculuk bizlere macera filmlerini aratmıyor desek doğrudur. 

Sonunda Kelardeşt'i geçerek, Roodbarak'a ulaşmamız 15:00 ı buluyor. Normalde 3-4 saat sürecek bu yolculuk bize bitmeyecek kadar uzun geliyor.

Kelardeşt, Tahranlıların sayfiyesi olarak anılacak bir kasaba. Her taraf Tahranlı zenginlerin villaları ile dolu ama kasaba bunun aksine bir o kadar da bakımsız. Yollar çok kötü. Özellikle Kelardeşt'ten Roodbarak'a kadar olan bölüm felaket. Bu yolun bu kadar kötü olmasının bir sebebi de Roodbarak'a doğru ilerlerken sol tarafta akan ve dağdan gelen büyük ve azgın suyun ara ara bu köyde sel yaratmasıymış. Hatta biz Türkiye'ye döndükten 1 gün sonra Roodbarak'ta yine sel olduğu haberini aldık. 

Roodbarak Köyü'nde 1530 mt de, İran'da birçok dağda olduğu gibi İran Dağcılık Federasyonu'na ait ve bizim ülkemizde sittin sene olmayacak , Şah zamanında yapılmış, bir dağ evi var.
ROODBARAK DAĞ EVİ-1530 MT
Biz bu gece dağ evinde kalmadan yukarıda, 3770 mt de bulunan kamp yerine gideceğimiz için hemen bir şeyler atıştırıp, fazlalıklarımızı bu dağ evinde bırakmak için çantalarımızı gözden geçiriyoruz.

Dağ evinde mutfak ve bu mutfakta da bir sürü ocak bulunuyor. İsteyen dilediği gibi kullanıp, yemeğini yapabiliyor. Hazır yemek ve diğer yiyeceklerin satıldığı ve her dağ evinde bulunan bir de kantin bulunuyor. Bir gecelik için kişi başı, İranlılar için 5000, yabancılar için 7000 tümen alınıyor.

Saat 16:45 te 3 er adet jeep e 6 kişi olarak yerleşip, yukarı vadilere doğru yola çıkıyoruz. 
YUKARI ÇIKARKEN KULLANDIĞIMIZ JEEPLER
Jeeplerin her birine 80 dolar ödeniyor. İsteyen jeep sonrası katır da tutabiliyor ama biz kamp yükü ile yürümeyi tercih ediyoruz.
JEEP YOLCULUĞU SIRASINDA BİR MOLA
 İlerlediğimiz yol manzara açısından çok güzel. İlk başlarda sağ tarafımızda akan deli su bir süre sonra sol tarafımıza geçiyor.
ELBRUZ SİLSİLESİNE DOĞRU
Nihayet  28 km lik jeep yolunu bir saatte alıyoruz ve 3250 mt de jeeplerden inip, saat 17:45 te yürüyüşe başlıyoruz.
EKİP YÜKSELMEYE BAŞLIYOR
Patika bir yoldan yavaş yavaş yükselmeye başlıyoruz. Saat geç olsa da hava hala kararmaya yüz tutmuş değil ve Trek Beşbin ekibi kampa ulaşmak için heyecanlı. 
SU SESİYLE BEZENMİŞ BİR YOLCULUK BU GÖRDÜĞÜNÜZ
Rotada ilerlerken Demavent ve Savalan'da gördüğümüz kadar çok olmasa da taşların üzerine yazılmış isimleri ara sıra görüyoruz.
İRANLILARIN TAŞA YAZI YAZMA SEVDASI
Bir süre sonra dereyi sol tarafımıza almak için küçük, tahta bir köprüden heyecanlı bir geçiş geçiyoruz.
KÜÇÜK BİR TAHTA KÖPRÜ
Artık su ve sert bir kar tabakası sol yanımızda yükselmeye başlıyor. Biz de onun yanı sıra yükseliyoruz.
DERE SOL TARAFIMIZDA ALTLARDAN AKIYOR
Bir süre sonra bu sert karı dikkatli bir şekilde tek sıra halinde geçiyoruz.
GEÇİŞ YAPARKEN

Biraz daha yükselip, saat 19:00 gibi 3500 mt de kısa bir mola verip, soluklanıyoruz.
MOLA SIRASINDA

Rotanın dik bölümünü artık atlattık gibi gözüküyor. Bu mola sonrası eğim biraz daha azalıyor ve saat 19:30 gibi bölgedeki dağları gösteren levhanın önüne geliyoruz. İranlı dostumuz ve rehberimiz Abbas bize burada küçük bir brifing veriyor.
ABBAS BRİFİNG VERİYOR
BÖLGEDEKİ DAĞLAR VE DİZİLİŞLERİ
Bizimle aynı saatlerde büyük bir İranlı grup da kamp alanına ilerliyor. Onların "MAŞEELLAH" söylemleri arasında kampa ilerliyoruz. Saat 19:45 te 3770 mt deki kamp alanına varıyoruz.

Biz kampa ulaştıktan bir süre sonra güneş ertesi gün ortaya çıkmak üzere çekiliyor ve hava birden bariz bir şekilde serinliyor. Tüm ekip, hızlıca kamp kurup, yemek yeyip, dereden suyumuzu alıp, yatıyoruz. Sabah 05:00 kalkış, 06:00 hareketle yola çıkmak üzere  anlaşıyoruz.

17 TEMMUZ CUMA:

Sabah erkenden kalkıyoruz. Hava açık ve güneşli gözüküyor. Çadırlarımız erken doğan gün ışığı ile parlıyor.
ÇADIRLARIMIZ GÜNE MERHABA DİYOR
DAĞLAR BİZİ KENDİNE ÇAĞIRIYOR
Bugün biz Türklere göre şeker bayramının 1. günü olduğu için bayramlaşıyoruz. Önce ekibin en büyüğü Ayhan ile en küçüğü Mete bayramlaşıyor. Sonra bütün ekip bayramlaşıyor.
AYHAN ve METE
BAYRAM SEVİNCİ
Mahmut aklimatize olamadığı için tırmanışa katılmıyor. Ve saat 06:30 da Mahmut ve Abbas'ın eşi Nesrin hariç 16 kişi olarak yola çıkmadan son bir ekip fotoğrafı çektiriyoruz.
TREK BEŞBİN EKİBİ TIRMANIŞA HAZIR
Tırmanışımız 8000 leri görmüş rehberimiz Abbas'ın peşinde, ona göre oldukça yavaş bir şekilde başlıyor. Yaklaşık bir saat sonra ilk molamızı veriyoruz.
İLK SOLUKLANMA ANI
Artık 4000 mt leri görmeye başladığımız için ekipten bazı arkadaşlarımızda yükseltinin verdiği halsizlik yavaş yavaş baş göstermeye başlıyor. Bu sebeple yarımşar saat arayla 1-2 dakikalık  molalar veriyoruz.
YİNE BİR MOLA ANI
Alamkooh ana kütlesiyle bağlantı kuracak bele gelmeden, saat 09.30 da muhteşem manzaralı bir düzlükte yemek molası veriyoruz.
09:30 YEMEK MOLASI
Manzara gerçekten muhteşem. Tam karşımızda kapı gibi dizilmiş 4000 mt lik dağ silsilesi duruyor. Hayran olmamak imkansız.
SIRA SIRA DAĞLARA BAKIYORUZ
Bu güzelliği arkamıza alıp, fotoğraf çektirmeyi ihmal etmiyoruz.
NESLİHAN VE BEN
Mola sonrası Alamkooh'a bizi bağlayacak belde grup ikiye ayrılıyor. Hızlı yürüyen daha doğrusu, yüksekten fazla etkilenmeyen arkadaşları ben alarak Abbas'ın peşinden ilerliyoruz. Geriye kalanlarla, Ayhan arkadan geliyor.
ABBAS ÖNÜMÜZDE İLERLİYOR
BİZ DE ÖNCÜ EKİP PEŞİ SIRA GİDİYORUZ
Fakat bu bel kısmını geçerken arkadan yavaş gelen arkadaşlar için bu tutumumuzun yanlış olacağını anlıyor ve onlarla birlikte zirve yapabilmek için onları bekleme kararı alıyoruz.
ARKA EKİP FAZLA BEKLEMEDEN GELİYOR
Bu bel bölümünün de dağın bu yüzdeki birçok yerinde olduğu gibi muhteşem bir manzarası bulunuyor. Gotik görünüşlü kayaları arkamıza alarak, fotoğraf çektiriyoruz.
FOTOĞRAF ZAMANI
Arka ekip biraz sonra yanımıza geliyor. Ayhan, Ata ve Mete pek iyi görünmüyorlar.
AYHAN-ATA-METE

Tüm ekibin zirve yapabilmesi için Ayhan, Ata ve Mete'yi en öne alarak onların hızında yükselmeye başlıyoruz.

Artık zirve olduğu gibi karşımızda olduğundan ona ulaşmak için heyecanlanıyoruz.Dağın bu son ve en dik etabında trafik de yoğunlaşıyor. Bizimle aynı heyecanı paylaşan İranlı dağcılar "Maşeellah", "Yorulmayasınız" söylemleriyle bizimle selamlaşıyorlar.
SON DİKLİKTE BİR MOLA ANI
BİR MOLA ANINDAN GÖRÜNTÜ

Dağın zirveye doğru olan son bel bölümünde uzun bir süre dinleniyoruz.
SON BELE GİRMEDEN ÖNCE
Tüm ekip saat 13:00 te Alamkooh zirveye ulaşıyoruz ve birbirimizi tebrik ediyoruz.
TREK BEŞBİN ALAMKOOH ZİRVEDE
ZİRVE PLAKASI
Tüm ekip zirveye ulaşmanın mutluluğu içerisinde. Ağlayanlar, dinlenenler, fotoğraf çektirenler...
ZİRVEDE AYHAN VE BEN
ZİRVEDE ATA
ZİRVEDE SİNAN
ZİRVEDE MUSTAFA AĞBİ
ZİRVEDE METE
ZİRVEDE NESLİ VE BEN

Dağın zirvesi taşların yığılmasıyla oluşmuş tam bir koni. Bu sebeple üzerinde durmak çok zor. Zirvenin hemen solunda teknik olan Alman Rotası'nın baktığı Alam Chall buzulu ve eşsiz bir manzara gözüküyor.
ZİRVENİN HEMEN SOLUNDA, AŞAĞILARDA ALAM CHALL BUZULU
ZİRVENİN SOLUNDAKİ MANZARA

Kısa bir atıştırma ve dinlenme sonrası saat 13:30 da hızlıca tüm ekip aşağılara inmeye başlıyoruz. Grubun en arkasında ilerlerken sırtında Alamkooh t-shirtüyle bir İranlı dağcı bulunduğumuz yerin güzelliğini ve önemini çok güzel dile getiriyor. Fotoğrafını çekmeden edemiyorum.
BU AN HER ŞEYE BEDEL

Zirve sonrası ekip tek sıra halinde inişte ilerlerken aşağıdaki manzarayı tamamlıyor..
İNİŞ SIRASINDA

Saat 15:00 civarı uzaklardan kamp alanımız gözüküyor ufak ufak. 
KAMP ALANI GÖZÜKÜYOR
Kamp alanına başka çadırların da kurulduğunu kampa yaklaştıkça anlıyoruz.
DÖRT BİR YAN ÇADIR OLMUŞ
Saat 15.45 gibi ulaştığımız kamptan saat 18:00 gibi ayrılma kararı alıp, hızlıca çadırlarımızı toplarken bir yandan da zirveyi tekrar anmaya devam ediyoruz.
MAHMUT VE BARIŞ
MAHMUT VE BEN

Saat 18:00 da tüm ekip 3250 mt de jeeplerle buluşmak için inişe geçiyor. Biz inerken kamp alanındaki neşeli İranlı dağcılar olağan danslarına devam ediyorlar.
DANS EDEN İRANLILAR

Çıkarken gördüğümüz güzellikleri ne kadar yorgun da olsak inerken zirveyi yapmanın mutluluğu içinde daha bir doya doya izliyoruz.
İNİŞ SIRASINDA KEMAL VE AYHAN
HEM İNİŞTE HEM ÇIKIŞTA BİZE GÖRÜNENLER
GÜN BATIMINA YAKIN MUHTEŞEM BİR MANZARA

Saat 19:45 gibi jeeplerin bizi alması gereken yere iniyoruz. Fakat bizim gibi birçok İranlının orada beklediğini görüyoruz. Onlar jeep yerine üstü açık küçük kamyonetlere binip, gidiyorlar.
KAMYONET BEKLEYEN İRANLILAR
KAMYONETLERE DOLUŞUP, GİDİYORLAR
Bizden ilk grubun jeepi hemen orada olduğundan onları gönderip, biz beklemeye başlıyoruz. Yaklaşık bir saat bekliyoruz.
BEKLEME ANI-NESLİ VE BARIŞ
BEKLEME ANINDAN BİR GÖRÜNÜM DAHA

Aslında bizimle bekleyen dağcılardan birçoğunun Azeri olduğunu biri yanımıza gelip, bizimle tanışmak isteyince anlıyoruz. Ayaküstü küçük bir sohbet ediliyor, telefonlar alınıyor. Herkes kendi ülkesindeki dağlardan bahsediyor ve bir süre sonra Azerilerin son ekibini de yolcu ediyoruz.
AZERİ DAĞCI VE BİZLER

Sonunda saat 20:30 da son kalan jeepler de geliyor ve inişe geçiyoruz. İnerken Roodbarak'ın üstüne sis çöktüğünü ve havanın bozduğunu anlıyoruz.
ROODBARAK YOLUNDA

Saat 22:00 civarı dağ evine ulaşıyoruz. Ulaşır ulaşmaz Federasyon'a tırmanış için 30'ar dolarlarımızı ödeyip, tırmanış sertifikalarımızı alıyoruz. 

Hepimiz oldukça yorgun ama zirveyi yaptığımız için de bir o kadar mutlu olarak bu uzun günü bitiriyoruz.

18 TEMMUZ CUMARTESİ:

Sabah 09:30 gibi yola çıkmadan önce son kez dağ evi önünde fotoğraf çektiriyoruz.
ROODBARAK DAĞ EVİ ÖNÜ

Bir tırmanışı daha hem başarıyla hem de sağ salim bitirmenin mutluluğu içerisindeyiz. Önümüzde Tahran'a doğru olan 210 km lik yolu aşarak, çıktığımız bu heyecanlı  yolun başlangıcına geri döneceğiz.

Her tırmanışta olduğu gibi bu tırmanışta da öğrendiklerimiz, tecrübelerimiz mutlaka oldu. Değişmeyen iki önemli şeyi tekrarlamadan geçemeyeceğim. Bunlar ekip sinerjisinin önemi ve kazasız, belasız dağdan inmek. 

Bu tırmanışta katkılarından dolayı Mahmut Ergenç ve Abbas Ranjbari'ye sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Hiçbir mecburiyetleri yokken üstelik yurt dışında 14 kişilik bir ekiple dost hatırına uğraşma eylemini kimse gerçekleştirmez, gerçekleştiremez ve bu emeğin maddi bir karşılığı yoktur. İyi ki varsınız.

Tüm ekip arkadaşlarımı tekrar tebrik ediyor ve kavgayla, gürültüyle değil neşeyle zirvelerimiz daim olsun diyorum.

KİŞİ BAŞI TOPLAM HARCAMA

  1. 750 TL-Uçak Bileti
  2. 15 Tl-Yurt Dışı Çıkış Harcı
  3. 30 Dolar-Dağa Çıkış Ücreti
  4. 100 Dolar-(Otobüs+jeep+kahvaltı+yakıt)
  5. 50 Dolar-Alışveriş 
TOPLAM:180 Dolar=540 tl+765tl=1305 tl

1 yorum:

AYHAN KILIC dedi ki...

10 numara bir etkinlik oldu. Tüm arkadaşları tebrik ediyorum. Özellikle İran'da bizi yalnız bırakmayan, bir dediğimizi 2 etmeyen, rahatımız için her türlü imkanı sağlayan başta dostumuz Mahmut'a, Abbas'a, Pejman'a, Behram'a, Mecit'e, Mahmod'a ve emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ederim.
ayhan